Senin İçin…
Bir kez daha bu oyunu oynarsak biz seninle
Gizlice açarım gözlerimi
Ben hilebaz körebe
Cesaretim yok sensiz perişan hallerimi
Şu üç günlük yalan dünyada
Fikrimiz düşümüz belada
Sana dokunmadıkça anlamaz hayattan sefil içim
Bugün bayram barışalım;
Arınma bayramı olsun bugün
Ben hilebaz körebe
Cesaretim yok görmeye sensiz perişan hallerimi
Seni bir kere daha yitirmeyi kaldırabilemiyor içim
İçinde beyaz yalanlar olsa da bu şarkı senin için
Blah Blah Blah
Kendimi yormadan!…
Ulaşsam Sana,
Dokunsam Ruhuna,
Kimseye Sormadan…
Yolumdan Çıkıp,
Kavuşsan Sen Banaaa-aaaaaa-aaa…..
Romantik
Yasemin bu sana son mektubum, her günüm seni düşünmekle ve mektubunu beklemekle geçiyor. Anladım artık, hiç gelmeyecek. Biliyorum seni bırakıp gittiğim için kızgınsın bana. Ama gitmek zorundaydım. Seni seviyorum… Hoşçakal…
Romantikmiş
Rüyalarda yaşarmış
Romantikmiş
İstemeden vedalaşırmış
Romantikmiş
Rüyalarda yaşarmış
Sevmekten , kaybetmekten korkarmış
Aşk olmazsa belki mutluluk olurmuş
Ya da yokmuş
Sadece bir rüyaymış
Aşk ateşmiş bir yanlış anlamaymış
Sevmekten , kaybetmekten korkmakmış
Gün batımında bu mutsuzluklar
Nerden kondu kalbime bulamadım da
Romantiktir
Ya hiç gelmez aklına
Ya gerçek değilse hep inandığın dünya
Bitlis’li Babadan Oğluna Mektup
Üzerine olsun hakkın selamı, Kara gözlerinden öperem oğul
Almışam elime kağıt galemi, Hali ahvalimizi tökerem oğul
Hamd olsun iyiyiz şu ana gadar, Her senemiz geçen yıldan tey beter
Buralardan sual ederisen eğer, Ne var ne yok tek tek sayarem oğul
İnan bu gış altı metre yağdı gar, Şepe geldi her yan oldu tarumar
Hesaplarem hele yaza üç ay var, Midarem kalmadı dayanem oğul
İş güç yok tükyanda kar edenirem, Satış yapamirem mal alamirem
Öz yağımla bile gavrulamirem, Gorgamki aklımi atarem oğul
Sarı gızı sattım verdim oduna, Gücüm yetmez ya ayarmaya una
Zehreden zor atar gışın sonuna, Şaşirmişem nidem ne çarem oğul
Yağmurda hez oldu bağın duvari,leyi basti tarladaki nubarı
Bakamadım buta verdim davarı gardaşlaran ancak bakaram oğul
Burada ne derman var ne doktur hekim
Söyle fakir sen kim hasta olmak kim,gaderim cenk olmuş dönmüyor çarkım
Kimseye naz edip küsemem oğul
Deden öldi külkepeye köyledük,nenen hayde ziyarete bağladuk
Ne gün gördük nede rahat eyledük işte en çok ona yanarem oğul
Yamalı pantolum yamalı mintan,vaz geçtim bu gışta palto maltodan
Bu gidişle bi gün çıkıp gavadan özümü aşağı atarem oğul
Göndermişem seni böyük şehre okuyup dönesen gelesen bire
Emeğimi harcarisen boş yire,seni ters yatırur keserem oğul
Urda çokmiş kötü avrat sermiye,düşmeyesen oruspuya gahpeye
Rabbim seni belalardan sakliye,aklın başın devşir behdanem oğul
Umudumuz bir Allahtır birde sen,okuyasan böyük adam olasan
Bizi bu hallardan sen kurtarasan,sabırlan ayları sayarem oğul
Bu dünyaya nice açtim gözümi,yazan katip kötü yazmış yazımı
Böyle sürse ya boğaram özümi,ya bir gün filçeten giderem oğul
Dertliyem bitlisin öz halkiyem ben,bitlisin talihi gaderiyem ben
Bu kötü gaderi bir gün yenersem, Gözlerimi rahat kaparem oğul
Mona Rosa
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister.
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Ulur aya karşı kirli çakallar,
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa.
Mona Rosa bugün bende bir hal var.
Yağmur iri iri düşer toprağa,
Ulur aya karşı kirli çakallar.
Açma pencereni perdeleri çek,
Mona Rosa seni görmemeliyim.
Bir bakışın ölmem için yetecek.
Anla Mona Rosa ben bir deliyim.
Açma pencereni perdeleri çek.
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi,
Bende çıkar güneş aydınlığına.
Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi.
Seni hatırlatır her zaman bana.
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
Işıksız ruhumu sallar da durur.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar.
Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi.
Ellerinden belli olur bir kadın,
Denizin dibinde geziyor gibi.
Ellerin, ellerin ve parmakların.
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.
Saat onikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana,
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar.
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.
Akşamları gelir incir kuşları,
Konarlar bahçemin incirlerine.
Kiminin rengi ak kiminin sarı.
Ah beni vursalar bir kuş yerine.
Akşamları gelir incir kuşları.
Ki ben Mona Rosa bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında.
Hayatla doldurur bu boş yelkeni.
O masum bakışların su kenarında.
Ki ben Mona Rosa bulurum seni.
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
Henüz dinlemedin benden türküler.
Benim aşkım uymaz öyle her saza.
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler.
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
Artık inan bana muhacir kızı,
Dinle ve kabul et itirafımı.
Bir soğuk, bir mavi, bir garip sızı
Alev alev sardı her tarafımı.
Artık inan bana muhacir kızı.
Yağmurdan sonra büyürmüş başak,
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış.
Yağmurdan sonra büyürmüş başak.
Altın bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kuş tüyüne.
Bir tüy ki can verir gülümsesen,
Bir tüy ki kapalı geceye güne.
Altın bilezikler o kokulu ten.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister,
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
