Yağmur…
Son günlerde yalnızlığımı hatirlatir oldun.
Oysa eskiden ıslatmazdın beni sırılsıklam…
Oysa yalnız degilsin derdi her damlan…
Yağmur…
Son günlerde daha bi’ ağır her damlan.
Annem şemsiyeni al yanına dediğinde alıyorum artık.
Oysa eskiden şemsiye kullananlara gülerdim…
Yağmur…
Hakliydi belki de,
Beni yanlis anlayan o değildi de,
Kendimdim belki de…
Ne dersin?..
Yine ağırlaştı işte damlaların,
Sen de anladın işte!
Bi’ ben kaldım anlaması gereken
Bi’ ben…
Şişelerdeki badeler gibi yıllanmış
Gönüllerde sevdan
Sahi kimdin sen?
Masal bahçelerinin
Hiç solmayan çiçeği mi?
Yorgun göçmen kuşlarının
Kanatlarını kaldıran sonbahar rüzgarı mı?
Sahi sen kimdin?
Anamın belediği benimle birlikte beşiğe
Sıcacık.
Alacakaranlıkta gözlerin
Birer ateş topu
Yıkıyor gönül tabularını
Sahi kimsin sen?
Çilekeş aşkların davetsiz konuğu.
Yürekteki fırtınanın devrilen ağaçları
Yuvasız kalan kuşları.
Göl ortasında susuzluğa susamış
Bir nilüfer mi?
Çöl ortasında yağmura aşık
Bir bedevi mi?
Sahi kimsin sen?
Bir yerlere yazmıştım adını
Bulabilirsem…
Sevgileri Yarınlara Bıraktık!
Kesinlikle Tamamını İzlemelisiniz…
http://ozamanalkisliyoruz.blogspot.com/
http://ozamanalkisliyoruz.blogspot.com/2008/12/sevgileri-yarnlara-braktk.html
http://ozamanalkisliyoruz.blogspot.com/2009/01/sevgileri-yarnlara-braktk.html
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Ben senin en çok bana yansımanı sevdim
Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni…
_________________________________
Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya [...]
Binlerce kez bilinmeyeni çözdüm,’sen’ bilinmeyenini henüz değil…
Bilinmezlerin ülkesinde,bilinmezin ta kendisisin.
Ulaşmak isteyip, bunun için zorlandığım tek kişisin.
Önemlisin,
Ulaşılamadığın için değil,
Yada bilinmeyenleri çözmeye alıştığımdan da değil.
Sen ‘ben’im ülkemden olduğun için önemlisin.
Bende var olduğun için sana verdiğim değer.
Hani,
İsmini hiç duymadığın bir ülkenin,
İsmini hiç duymadığın yüksek bir dağında açan,
İsmi hiç bilinmeyen,
Bir çiçek misali.
Ona ulaşan olmadı daha, ondan bu bilinmezliği.
Ne çok [...]
Onunla Herşeyi Paylaşamamak Zevkinden Yoksun Kalınca, Hiçbir Zevki Tatmamaya Karar Verdim…