rss search

next page next page close

her aşk ölümü tadacak

kimileri kaybolur unutulur
hatta sesi bu şehirde
bir gidenle bir kalanın bilinir hikayesi
kimileri hayattan mutlu sonlar çalar bu şehirde
kimininde bizim gibi yarım kalır hikayesi

bir hüzün şehri ayırdı bizi
ve bu son olmayacak
göz yaşıyla beslediği
her aşk ölümü tadacak

ne dualar kurtarır bizi artık
ne de zaman
unutabilmek gerek bazen ağlamadan
ne yeni bir aşk avutur bizi
ne de geçmişin izi
kabullenmek gerek bazne yenilgiyi

bir hüzün şehri ayırdı bizi
ve bu son olmayacak
göz yaşıyla beslediği
her aşk ölümü tadacak

bir hüzün şehri ayırdı bizi
ve bu son olmayacak
göz yaşıyla beslediği
her aşk ölümü tadacak

next page next page close

The World is Mine!

1.5 gün aradan sonra yine bilg. başındayım.

şuan gün kavramıyla ilgili sorunlarım olduğundantarih atarak devam ediyorum yazıma.

şimdi 25/06 tarihinde sabah erkenden uyandım duş fln aldıktan sonra takım elbisemi de alıp, kardeşimi yaz okuluna bıraktıktan sonra beylikdüzüne doğru hareket ettim. Amcamın evinde bi süre oyalandıktan sonra kuaföre gittim saclarımı hafif kısaltmasını ve şekil vermesini istedim. Tabii ki diğer bi çok kuaför gibi “ben ara makası atayım hem kesilmiş gibi durur hem de pek kesmemiş oluruz” dedi “e iyi tamam” dedim neyse saç sakal işlemi bittikten sonra “sen kıyafetlerini giydiğin zaman gel o zaman da şekil veririz ” dedi. Tekrar amcama döndüm oyalandım biraz. Del Potro-Heweet(doğru mu yazdım acaba?) maçının ilk setini seyrettim. Sonradan öğrendim ki del potro da elenmiş.. Masha’dan sonra o da gitti wimbledon’u niye izleyelim ki artık.

Neyseeee
giydim güzel güzel takım elbisemi kravatla uğrastım spor bağlayabilmek için evden çıktım. Saçımı yapmaya çalıştı adam. Çok içime sinmese de yaptı bişiler.

Taksi-Metrobüs-Yanlış Otobüs-Doğru Otobüs şeklinde vesayitlerle vardım rumeli hisarüstüne. Ne kadar süreceğini tahmin edemiyeceğimden erken çıkmıştım ki erken vardım 17:30 gibi… Bi nargile kafeye girdim. bişiler içtim baktım zaman geçmiicek. Bi naneli nargile istedim. Adamlar gayet güzel yapıyo. saat 18:30 sularında hafiften bi rüzgar esti köz külleri üstüme geldi biraz, yer değiştirip üstümü temizledim derken rüzgar abarttı şemsiyeler fln devrildi üstüm başım kül oldu geçtim içeri hesabı istedim üstümü başımı düzelttikten sonra 18:45 gibi Yıldız Hisar Tesislerine doğru yol almaya başladım. 5 kala filan ordaydım, ilk gördüğüm kişilik Erdinç’ti ilginç olan herşeyimizin aynı gibi görünmesi, dikkat et görünmesi diyorum çünkü kravatlarımız aynı görünse de çok farklıydı :D. Sercanla pişti olmamak adına mor kravat almadım erdinçle pişti olduım… İşte unutulmaz gecemiz de böylece başlamış oldu.

Uzaklarda Sercanı gördük yanına gittik. Oturduğu masa 11 kişilikmiş ama yd 6 kişiymiş, dolayısıyla oturduk biz de o masaya. Yavaş yavaş insanlar damlamaya başladı. Herkes bi farklıydı. Takım elbiseler, gece kıyafetleri, boyum kadar topuklar filan.. =)

Pek de hareketli geçmeyen bi kokteyl ardından yemeğe geçildi. Yemekte ufaktan muhabbetler başladı inceden bi hareketlilik vardı. (bu arada nerede bir fotoğraf çekilse orada biten fotoğrafçıyı yazmasak olmaz.) Yemek sırasında hareketli parçalar çalıyordu(yemek müziği :)) bi’ ara şöyle slow bi dans müziği çaldı, efsun ve ozan gecenin ilk dans edenleri oldu. Ardından hareketli parçalar devam etti. Dilşadın TM insanlarıyla konuşmasının ardından dans pistine insanlar çımaya başladı, Hoplama Zıplama, Coşma bu noktada başladı başlarda ne yapacağını bilemeyen biz erkekler ilerleyen dakikalarda kızları aratmadık diye tahmin ediyorum. Gece beklediğimden çok daha iyi gidiyordu. Yemekler, meyve, pasta ardarda geldi tabi masalara oturan pek de yoktu arada bir uğrayıp bişiler atıştıranlar filan..

Derken dans müziğinin geleceği haberi geldi. Ben bizim sınıfın olduğu masaya doğru yöneldim ve ilk dansımızı merve ile yaptık. Ardından özenle eşleri değiştik ve cansuyla devam ettim. Cansuyla erdinç devam etti ve ben yd masasına yöneldim ve gördüm ki 3 kız beklemekte =). Büşra ile bi süre dans ettikten sonra büshü ile dans ettik tam serenle dans edicekken müzik bitti.

İlerleyen saatlerde bir şehremini klasiği olan damat havası çaldı. Çok da hoş oldu ne yağacağını bilemeyen bi topluluk bi anda moda girdi ben bile öğrendim o gece damat’ı 😀

Özellikle kızlar olmak üzere herkese bir yorgunluk çöktü. artık yürümekte zorluk çekenler vardı =). Gece iyi geçmişti ve devam ediyordu. Derken tekrar bi dans müziği… Sercanda bi hareketlenme göremeyince dilşadı dansa kaldırdım. İyi dedikodu yaptık ama =). Bu da güzel anlardandı. Büşra ile Sercanın dans ettiğini gören dilşan naapar? 😀 Aralarına girerek sercana el koyar.. =)

Ve saatlerimiz artık 00.00 idi gün artık 26/06 idi. Hesapla ve servisle ilgili bi kaç durumdan sonra biz yukarı doğru yürümeye başladık tepeye vardığımızda bi taksi önden gidenleri almıştı diğeri yoldaydı ve arkadan 3 kişi geliyordu biz gelene bindik ve bi taksi daha istedik. Taxime doğru yol aldık.
Takım elbiseli bir sürü insan ve bi tane kız taxim sokaklarındaydı artık :D. Küçük beyoğluna geçtik. Orada takılırken E sınıfı insanları bize katıldı daha sonra ayrıldı =) Buranın kapanmasına yakın ayrıldık..  didem berkay ve aşkın evlerine doğru yol aldılar. biz de mc’de bişiler yedik. kapandıktan sonra oturmaya devam ettik dış tarafında bizi kaldıran biri olamzsa takılırız diye düşünüyoruz ki kaldıran olmadı. saat 3 civarı oradaydık. Uzuun uzuun konusmalar muhabbetler geçen otobüslere dikakt çekmeler filan fena değildi gece.. Oradaki çalışanlardan biriyle de iyi muhabbet kurduk. Bize sıcak çikolata ısmarladı kendileri sağolsunlar.  Özeni uyandırdık sıcak çikolatasını içmesi için. Bu sırada aklımda saat 13.00 sularında okulda olmam gerektiği vardı :D. Hava aydınlanmaya başlarken bi dolanalım dedik. Çıkarken mc çalışanlarına günaydın demek ilginç geldi. 😀

Gece takım elbiselerle bi düğünden filan dönen insanlar havasındaydık ama sabahın köründe daha bi garip oluyodu 8 tane takım elbiseli insan. e sınıfı ile yeniden görüştük. otobüs duraklarının orda çay içerken B sınıfı insanlarının da gece boyunca taksimde olduğunu anladık takım elbiseli 10 kişi daha :D…

Metronun kapısına dayandık sonra..  6:30’da açıldı daldık içeri ama nerden gideceğimiz konusunda fikrimiz yok..  bi kaç yanlış yön ve trenden sonra doğru treni bulduk ve mecidiye köye geçtik orda erdinçle yolları ayrıdık. ben özen ve sercan metrobüse yürüdfük harap ve bitap düşmüş bi halde. metrobüste bi şirinevle bi de avcılar durağını hatırlıyorum 😀 şirinevlerde omzunda uyuduğm özen indi. avcılarda biz. Neyse eve vardığımda saat 8diamcamın kapısına 11’de uyanmalıyım notunu astıktan sonra uyudum ve saat 10:56’da uyandım garip bi şekilde hiç bir etki altında kalmadan 😀 duş muş çıktım evden ahmet abide bişiler atıştırdık  sonra dilşad büşra gülay hoca necmettin hoca uzuun uzuun oturduk. Güzel bi’ günün ardından güzel bi gün daha geçti ki ben bunları nedense tek gün gibi görüyorum :D.

Böyle işte sonrası da var da alakasız fazla uzadı biliyorum sıktıysam affola =)

baloyu tertip eden, balonun  eğlenceli geçmesine zerre kadar katkıda bulunan  herkese teşekkürler =)
Unutulmayacak bir gece ve ardından gelen gündü =)

next page next page close

hayır

hayır bi önceki log’da belirttiğim havayı bozmycam…

üzülmiycem!

kızmycam!

hayır!

hayır!

next page next page close

daha ne olsun?

sanırım iyi gidiyo herşey…

uzuuun bi aradan sonra…

bi kaç gündür iyi kafa dinledim. HAYYAM’ı okumaya başladım. Kitap okumayı nasıl özlemişim bi bilseniz.. Sonra film seyrediyorum bunu da özlemişim. Az önce  “Slumdog Milyoner” bitti. Vay anasını dedim adamlar yapmış. Çok beğendim kesinlikle izleyin(hala kaldıysa izlemeyen).

Hem kafada öss olmadan düşünebilmek güzel… Saatlerce…

Bazen Lipton Earl Grey çayım, bazen Cafecrown’ım, bazen de fanta eşliğinde müzik dinlemeyi de özlemişim mesela. “Türkçe” klasörünün tamamı playlistimde unutulmuşları, köşede kalmşları hatırlıyorum.

Hem bu yazıyı yazarken büş. ve didi’nin iyi haberlerini de aldım.

Eee daha ne olsun??? =)

Şu beklediğimiz güzel günler geliyo mu ne?

next page next page close

YDS

Yarınki YDS’de tüm YD insanlarına başarılar…

Dualarımız Sizinle…

Bu yazıyı okuyanlardan da dua isteyelim isim isim…. (Sercan, Didem, Dilşad, Büşra, Mitsubüşü, Beyza, Gökay)

*”Allah’ım YDS’de mitsubüşü’nün yardımcısı ol” sizce de çok hoş bi dua değil mi? =)

next page

her aşk ölümü tadacak

kimileri kaybolur unutulur hatta sesi bu şehirde bir gidenle bir kalanın bilinir...
article post

The World is Mine!

1.5 gün aradan sonra yine bilg. başındayım. şuan gün kavramıyla ilgili sorunlarım...
article post

hayır

hayır bi önceki log’da belirttiğim havayı...
article post

daha ne olsun?

sanırım iyi gidiyo herşey… uzuuun bi aradan sonra… bi kaç gündür iyi...
article post

YDS

Yarınki YDS’de tüm YD insanlarına başarılar… Dualarımız...
article post