hiç anlatamadım! hiç anlamadılar..
herkes neden düşman
herkes neden düşman…
***
(çok istedim bu arayı doldurmayı, ama olmadı..)
***
gelme yanıma
sen
başkasın
ben başka…
gece
sessiz sedasız açardın gecelerde…
kimse bilemez, göremez kuytularda…
***
geceler nimettir düşünmek isteyenlere…
geceler illettir düşünmekten kaçanlara…
***
uzuuuuuun bi’ geceye daha hoşgeldim o zaman..
***
sonsuz ve dipsiz sevdalarda, duygularda…
sakin, kimsesiz ve sahipsiz uykularımda…
monolog.
hey sen!
uzun bi’ aradan sonra oradasın yine,
biliyorum..
bişrev!
***
ne zaman akıllancan sen?
ya da akıllanmayı düşünüyo musun?
yolculuk nereye?
…
yolun sonu nereye varcak kestiremiyorum ben de..
yol var en azından..
…
bu kadarsın işte..
“en azından”ı en çokundan kullananlardansın..
…
olsun..
iyiyim ben…
…
sabaha kadar bi bok yapmadan pc başında oturuyosun
her günün daha bi boş geçiyo…
gittikçe monotonlaşıyo hayatın..
iyisin..
…
kolay mı sanıyosun?
boşvermek..
sallayabilmek..
ben istemiyo muyum?
…
başa dönelim o zaman..
ne zaman akıllancan sen?
nereye kadar gitcek böyle?
….
iyiyim ben!
***
bıraaaakma beni..
insanlar kötü…
sen benim, kovulduğum cennetimsin!
Hep aynı sessizlikle geliyor gece…
Hep aynı yalan dolan masalları dinliyorum yine…
***
“insan!
ne garip varlık!”
diye giriş yapmışımdır geçmişte bi’ çok yazıma..
ve sonra da insanın bu garipliğine alışmaya başladığımı söylemişimdir genellikle.
***
ne diyodum,
hea insan..
garip varlık vesselam…
***
seversin mesela sen insanı
ya da (klasiktir) sevdiğini sanarsın,
sonra o da seni sever belki,
ya da o da sevdiğini sanıyodur.
sonra bu ‘insan’ dediğimiz şeyin garipliği belirmeye başlar,
bi’şey olur
ne bileyim biri girer aklına
ya da fazla ütopik düşünüyodur hayal kırıklığına uğrar
ya da daha uçarısı olsun kafasına saksı düşer.
olamazsınız bi türlü.
***
seversin mesela sen insanı
ya da sevdiğini sanarsın ki bu klasiktir.
o farkında bile değildir belki.
büyütürsün gözünde
büyütürsün..
sonra buna aşk dersin.(ki buraya bi yıldız atmak zorundayım yazı sonunda değinilecek bi anektod olduğundan (*))
sonra aşk acıtır dersin
ama dedim ya farkında bile değildir malum maşuk.
yani aşk 2 kişilikse(aşık ve maşuk) ve maşuk olayın farkında bile değilse
geriye acıtabilecek tek bi unsur kalıyo aşık.
işte insan bu yüzden gariptir.
acıtan aşk değil insan ‘ta kendisi’dir..
***
seversin mesela sen insanı
yahut sevdiğini sanarsın ki bu klasiktir.
o da seni sever ve yanında olacağına söz verir bir ömür.
sonra bi’şey olur ne bileyim,
uzaklaşırsın
uzaklaşırsın
kaçarsın..
dedim ya insan gariptir, hem de çok.
***
bi yerlere bi yıldız koymuştuk parantez içinde: adamın birine sormuşlar “aşk nedir?” diye. adam da cevap vermiş: “valla bizim köyde kızı istemeye giderdin, verirlerse evlenirdin, vermezlerse aşık olurdun”. üstüne konuşmaya gerek yok sanırım.
***
Sen benim yarım kalan cümlelerimsin…
Hiç söyleyemediğim, söylemediğim o sözlerim…
son’un mutlusu mu olurmuş?
yürüdüm…
yürüdüm…
çok yollardan geçtim,
ama inan;
çok büyüdüm…
***
selam!
açtık arayı biraz sanki hea?
vizeler filan uğraşıyorum işte..
kötü gidiyo bildiğin..
okul, ders, sınavlar kötü diyorum da
onlar dışında da iyi giden pek bişey olduğu söylenemez hani.
olsun alıştım ben ‘mutlu’ sonlara 
“mutlu son” diye bi kelime grubu var yahu
son’un mutlusu mu olurmuş…
geyik bi yana
kötü ya
daha önce de söyledim bunu belki ama
artık büyümüyorum
yaşlanıyorum sanki..
hep diyoruz ya, yine diyelim;
geçicek bi şekilde bunlar da..
***
düşündüm..
düşündüm..
sebebini bulamadım
neden neden neden
çok üzüldüm…
***
var mıdır bu parçayı baştan sona kelime kelime dinleyebilecek olan? – http://fizy.com/s/1gqobr
unutursun
az önce cem adrianın kayıp çocuk masalları albümünden bir parçasını dinledim
unutursun..
sanırım çok ciddi bi çıkış yapacak bu albümle de..
şarkı burda;
http://busesbenim.tumblr.com/post/1543636275/cem-adrian-unutursun
sözler şöyle;
sus, sessiz ol çocuk.
şarkı henüz bitmedi.
kalbine, hakim ol çocuk,
umut daha tükenmedi.yürü, yolları çocuk,
yollar henüz, bitmedi.
inan, sakin ol çocuk,
tanrı seni terk etmedi.bir masal biter,
sessizlik başlar.
kalbini okşar,
uyutursun, uyutursun.gözlerin dolar,
avuçların terler.
bir yalan söyler,
avutursun, avunursun.yerle bir olmuş bu,
yıkık dökük şehre.
bir şarkı söyler,
susturursun, susturursun.acıya acıya, acıta acıta,
kendini acıya, dolaya dolaya.
bir kalbi, kanata kanata,
unutursun, unutursun..gökyüzünde batarken güneş,
yeryüzünde sessizliğin.
ateşe aşık yanarken sen,
unutursun, unutursun..bir masalda ölürken kahraman,
bir şehir düşerken içinde.
izlerken gözyaşlarınla,
unutursun, unutursun..bir yalan devrilirken önünde,
maskesi düşerken mucizelerin.
korkmadan koşarak katilinin üstüne,
unutursun, unutursun..düştüğün o çukurun dibinde,
silkinerek tozdan, topraktan.
sanki, hiç olmamış gibi..
unutursun, unutursun..bir masal biter,
sessizlik başlar.
kalbini okşar,
uyutursun, uyutursun..gözlerin dolar,
avuçların terler.
bir yalan söyler,
avutursun, avunursun..yerle bir olmuş bu,
yıkık dökük şehre.
bir şarkı söyler,
susturursun, susturursun..acıya acıya, acıta acıta,
kendini acıya, dolaya dolaya.
bir kalbi, kanata kanata,
unutursun, unutursun..unutursun, unutursun…
unutursun, unutursun…
sanki hiç olmamış gibi..
unutursun, unutursun…sanki hiç olmamış gibi….
amor mioo
Amor mio
amor mio por favor
tu no te vas
***
insan 3’teki dersine geç kalır mı yahu?
kalıyo demek…
ev almış başını gidiyo
temizlemeye kalksam mı aceba
başarabilirim belki,
denemem lazım en azından ( :
ceyhun yılmazdan şu şiir size gelsin o zaman;
Sevdiğim ikinci kadınsın sen
İlkini sevmeye mecburdum, Çok iyiliği oldu bana
Ve hayatımda hiçbir mecburiyeti onun kadar sevmedim
Sevdiğim ikinci kadınsın sen
İlkinin yerini alman mümkün değil
O öğretti bana sevmeyi, O öğretmese sevemezdim seni bile, İnan o tuttuğu için ellerimden Yürümeyi öğrendim, koşabildim sana..
Onun gözlerine benzediği için gözlerin Alamadım gözlerimi senden.
Sana aşığım, seni seviyorum, Sevdiğim ikinci kadınsın sen!
Hayatım boyunca omuzumda taşıyorum onu
Ve sen her sabahımdasın
Kıskanma..
Alfabede bile senin adının baş harfi ondan sonra gelir
Kalbim şimdi senin
Onun kadar sev beni kafi.
O doğurdu, sen öldürme..!
hatıralar, en sevdiğim.
bir gün gelir de..
unuturmuş insan,
en sevdiği hatıraları bile…
***
insanın bazen duygusal yoğunluk yaşadığı zamanlar olur
tıpkı duygusal boşluk yaşadığı zamanlar olduğu gibi
işte o dönemlerden birindeyim..
ani kararlar alabilitem çok yüksek
ani kararlarımdan dolayı pişman olacağım ise aşikar.
***
kaç tabut gömülecek yer altına?
ve kaç kişi gidecek habersiz uzaklara?
kaç yalan yıkacak güvenleri?
kaç satır yazılacak haber kitabına?
ve kaç dua edeceksin Tanrı’na?
kaç damla göz yaşı dökeceksin uğruna?
kaç yarın bekleyeceksin?
sonralara kaç damla gözyaşı?..
korkuyorum senden
Sana büyük bir sır söyleyeceğim Korkuyorum senden Korkuyorum yanın sıra gidenden pencerelere doğru akşam üzeri El kol oynatışından söylenmeyen sözlerden Korkuyorum hızlı ve yavaş zamandan Korkuyorum senden. *** başka dilde aşk... bayıldım... *** Sana büyük bir sır söyleyeceğim Kapat kapıları Ölmek daha kolaydır sevmekten Bundandır işte benim yaşamaya katlanmam Sevgilim.
sizi tanıdığıma yemin ederim!
masum değiliz..
hiç birimiz…
masum değiliz…
hiç birimiz…
***
“insan doğası gereği” diye başlayan cümlelere hep mesafeli yaklaştım,
ama insan doğası gereği yalnızdır sanırım(!!!)
şu açıdan bakalım;
insan doğaya karşıdır di mi?
bu doğa kendi doğasıysa bi’şey değişir mi,
bence hayır.
insan doğası gereği yalnızdır
ve yine insan, doğasını bozmaya çalışır(!!!)
saçma, evet!
***
dayanmaya çalışıyorum işte..
sakaryadayım
derslere girmeye çalışıyorum
huban’dayım yer yer..
nargile dumanı bi şekilde eşlik ediyo sürekli bana
zorlanıyorum
çabalıyorum
takılıp kalıyorum..
dayanmaya çalışıyorum işte..
***
yol arkadaşım,
gördün mü, duydun mu
olup bitenleri?
kıskanıyor insan bazen
basıp gidenleri(!)
ütopik 3
sustu…
anotherlife gazinosu..
sustu şarkılar..
paletimde renk sustu fırçamda şekil…(*)
***
bi’ uzun gece daha..
ben yine burdayım..
sen yine susuyosun..
ben yine çabalıyorum..
sana ulaşmaya çalışmak yormuyo beni
beni yoran sana ulaşamayacağımı bile bile bunun için çabalama durmumun mantıksızlığı
mantık demiştim geçmişte bi yerlerde de…
sonra boş mu vermiştim?..
***
sana ulaşmak için illa Tanrı mı olmak gerekir?..
öyleyse, Tanrım!
“bana biraz, kendinden ver…” (**)
*: B. Sıtkı Erdoğan
**: e.ay
